Ajans Seçerken Kimsenin Söylemediği 7 Teknik Detay

Bir ajansla çalışmaya karar verirken çoğu zaman referanslara, tasarımlara veya fiyat teklifine odaklanılır. Oysa ajans seçerken dikkat edilmesi gereken teknik detaylar, projenin uzun vadede sağlıklı ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyen asıl unsurlardır. Bu detaylar genellikle satış sunumlarında anlatılmaz, ancak proje başladıktan sonra tüm etkileri net şekilde ortaya çıkar.

Ajans Seçerken Kimsenin Söylemediği 7 Teknik Detay
Bir ajansla çalışmaya karar verirken çoğu zaman referanslara, tasarımlara veya fiyat teklifine odaklanılır. Oysa ajans seçerken dikkat edilmesi gereken teknik detaylar, projenin uzun vadede sağlıklı ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyen asıl unsurlardır. Bu detaylar genellikle satış sunumlarında anlatılmaz, ancak proje başladıktan sonra tüm etkileri net şekilde ortaya çıkar. Bu yazıda, ajans seçimi sürecinde çoğu kişinin fark etmediği fakat proje başarısını doğrudan etkileyen teknik noktaları ele alıyoruz. Proje Altyapısının Sahipliği ve Erişim Yetkileri Ajans seçerken sorulması gereken ilk teknik soru, geliştirilen altyapının kime ait olacağıdır. Kod deposu, sunucu erişimleri, domain ve üçüncü parti servis hesapları ajansın kontrolünde mi kalacak, yoksa müşteri adına mı açılacak? Birçok projede, ajans tüm erişimleri kendi üzerinde tutar. Bu durum kısa vadede sorun yaratmaz ancak ajans değişikliği veya proje devri gerektiğinde ciddi problemler doğurur. Sağlıklı bir iş modelinde, altyapının sahibi müşteri olmalı; ajans ise yetkili kullanıcı olarak konumlanmalıdır. Bu yaklaşım, hem şeffaflık sağlar hem de projeyi uzun vadede bağımlılıklardan korur. Kod Kalitesi ve Dokümantasyon Anlayışı Ajansların büyük bir kısmı ortaya çıkan sonuca odaklanır, ancak kod kalitesi ve dokümantasyon çoğu zaman ikinci planda kalır. Oysa proje büyüdükçe veya farklı bir ekip devreye girdiğinde, bu eksikler ciddi maliyetlere yol açar. Seçilecek ajansın: Versiyon kontrol sistemi kullanıp kullanmadığı Kod standartları olup olmadığı Temel kurulum ve yapı dokümantasyonu sunup sunmadığı gibi konular netleştirilmelidir. İyi yazılmış ve dokümante edilmiş bir sistem, sadece bugünü değil yarını da güvence altına alır. Güvenlik Yaklaşımı ve Varsayılan Önlemler Güvenlik çoğu projede “sonradan eklenir” gibi düşünülür. Oysa ajans seçimi aşamasında güvenliğe yaklaşım net değilse, proje daha baştan riskli bir zeminde başlar. Bir ajansın güvenlik konusundaki yaklaşımı şu sorularla anlaşılabilir: Temel güvenlik önlemleri varsayılan olarak uygulanıyor mu? Yetkilendirme ve veri erişimi nasıl yönetiliyor? Güncel güvenlik açıklarına karşı düzenli kontroller yapılıyor mu? Güvenlik, sadece büyük projelerin değil, tüm dijital varlıkların temel ihtiyacıdır. Bu konudaki bilinç, ajansın teknik olgunluğunu doğrudan yansıtır. Ölçeklenebilirlik ve Geleceğe Hazırlık Birçok ajans, projeyi bugünkü ihtiyaçlara göre şekillendirir. Ancak ajans seçerken asıl önemli olan, sistemin yarın ne kadar esneyebileceğidir. Trafik artışı, yeni özellik talepleri veya entegrasyon ihtiyaçları kaçınılmazdır. Bu noktada şu konular önem kazanır: Altyapı modüler mi, yoksa tek parça mı? Yeni özellik eklemek mevcut sistemi zorlar mı? Performans optimizasyonu için alan bırakılmış mı? Ölçeklenebilirlik düşünülmeden geliştirilen projeler, kısa sürede yeniden yazım ihtiyacı doğurur. Teslim Sonrası Destek ve Operasyonel Süreçler Ajans seçerken en çok göz ardı edilen detaylardan biri, proje tesliminden sonraki süreçtir. Çoğu sorun, canlıya alındıktan sonra ortaya çıkar. Bu noktada ajansın destek yaklaşımı kritik hale gelir. Netleştirilmesi gereken başlıca konular şunlardır: Hata ve destek talepleri nasıl yönetiliyor? Müdahale süreleri belirli mi? Bakım ve güncelleme kapsamı açıkça tanımlanmış mı? Belirsiz destek süreçleri, teknik sorunlardan çok iletişim problemlerine yol açar. Üçüncü Parti Bağımlılıkları ve Lisanslar Projede kullanılan hazır kütüphaneler, servisler ve lisanslar çoğu zaman gözden kaçar. Ancak bu bağımlılıklar ileride ek maliyetler veya hukuki riskler doğurabilir. Ajansın: Hangi üçüncü parti araçları kullandığını Bu araçların lisans koşullarını Olası alternatifleri şeffaf şekilde paylaşması gerekir. Bu yaklaşım, projenin sürdürülebilirliğini artırır. Teknik İletişim ve Karar Alma Süreci Son olarak, ajansın teknik konuları nasıl anlattığı da önemli bir göstergedir. Karmaşık teknik detayları sade ve anlaşılır şekilde aktarabilen bir ekip, proje sürecinde de sağlıklı iletişim kurar. Teknik kararların neden alındığı, hangi alternatiflerin değerlendirildiği açıkça paylaşılmalıdır. Bu, müşterinin sürece dahil olmasını ve doğru kararlar almasını sağlar. Sonuç Ajans seçerken yalnızca tasarım kalitesine veya fiyat teklifine odaklanmak, projeyi ciddi risklerle karşı karşıya bırakabilir. Ajans seçerken kimsenin söylemediği teknik detaylar, genellikle proje başladıktan sonra fark edilir ve geri dönüşü zor maliyetler yaratır. Doğru ajans; sahiplik, güvenlik, ölçeklenebilirlik ve destek konularında net bir yaklaşım sunar. Bu detaylara dikkat edilerek yapılan bir ajans seçimi, yalnızca bugünü değil, projenin geleceğini de güvence altına alır.